İtalya denince insanın aklına pizza, spagetti ve şarap gibi bazı klişeler geliyor. Yaz, sıcak hava ve tarihi yapılar da bu imajın bir parçası. Ancak İtalya’nın kültürü ve yaşam tarzı, bu klişelerin çok ötesine geçiyor. Bunlardan biri de Aperitivo kültürü.
Aperitivo, İtalyanların iş çıkışı sosyalleşme ritüellerinden bir tanesi. Bu, sadece bir içki içme alışkanlığı değil, aynı zamanda arkadaşlarla buluşma, günün stresini atma ve akşam yemeğine hazırlanma ritüelidir. Kelime kökeninin Latince “aperitivus” yani damak veya iştah açıcı anlamına geldiği kabul edilmekte. Bu, Aperitivo’nun sadece içmek için değil, aynı zamanda iştahı açmak ve akşam yemeğine hazırlanmak için de olduğunu gösteriyor.
Kaynaklar Aperitivo’nun çıkış tarihini 1800’lü yıllara ve özellikle Piedmonte ve Lombardiya bölgelerine dayandırıyor. Bu iki bölge, İtalya’nın kuzeyinde yer alıyor ve zengin bir gastronomik mirasa sahip. Aperitivo kültürünün burada başlaması, bölgenin sofistike yemek ve içki kültürüyle yakından ilişkili.
Aperitivo genel olarak az alkollü kokteyllerden oluşur. Hazırlanan kokteyllerin büyük bir kısmında ise Vermouth kullanılmakta. Kişisel olarak uzun süre Vermouth’un bir tür likör olduğunu zannederken, aslında bitki ve baharatlar kullanılarak demlenen şarap olduğunu öğrendim. Bu durumun Vermouth’un kompleks tadını ve kokusunu açıklamakta.
Tabii, kokteyllerin yanı sıra bira veya şarap da Aperitivo sırasında tercih edilebilir. Bu, Aperitivo’nun esnek ve kişisel tercihlere açık bir gelenek olduğunun da bir göstergesi
Benim ilginç bulduğum bir diğer nokta ise Aperitivo’nun gündüz çoklukla kahve içtiğiniz cafelerde bulunması. Bu, İtalyan cafe kültürünün bir uzantısı olarak görülebilir. Cafeler, sadece kahve içilen yerler değil, aynı zamanda sosyal hayatın merkezi ve günün farklı saatlerinde farklı amaçlala canlılığını devam ettirmekte.
Aç karına alkol almanın yan etkilerinden kaçınmak için genellikle çerez, zeytin ve/veya tadımlık tabaklar Aperitivo’ya eşlik etmekte. Bu atıştırmalıklardan biri olan tarallini veya başka bir isimle tarallucci zeytinyağı, un ve tuzdan yapılan küçük halkalar halinde bulunur. Kimi zaman kırmızı biber veya kekik eklenerek sadece alkol eşlikçisi değil, aynı zamanda İtalyan mutfağının zenginliğini ve çeşitliliğini yansıtan küçük lezzetlerdir.
İkonik kokteyllerin çoğu Campari ile hazırlanmakta. Bunlardan bazılar çok ünlü. Örneğin, Amerikano adı verilen kokteylin içeriği 1800’lü yılların ortasında Gaspare Campari’nin kendisi tarafından hazırlanmış. Kişisel favorilerimden Negroni ise adını Kont Camillo Negroni’den alır; rivayete göre 1920’lerde Floransa’daki Caffè Casoni’de Americano’daki sodanın cinle değiştirilmesiyle doğmuştur. Bir başka popüler seçenek de spritz’tir: Aperol Spritz veya Campari Spritz, kuzey İtalya’nın yaz akşamlarının vazgeçilmezidir. Milano’da Bar Basso’nun “Negroni Sbagliato”su (cin yerine köpüklü şarap) da aperitivo kültürünün yaratıcı yüzünü gösterir.
Sonuçta aperitivo, sadece içkiden ibaret değildir; günün temposunu yavaşlatan, sohbeti ve küçük atıştırmalıkları merkeze alan bir yaşam biçimidir.

Yorum bırakın